1. İçerik
  2. Navigasyon
  3. Diğer içerik
  4. Anahtar kelime navigasyonu
  5. Arama
  6. 30 dil arasından seçiminizi yapın


 

Gündem | 11.09.2007

Bozuk et döneri vurdu

Almanya'da ortaya çıkan son bozuk et skandalı en çok döner satışlarını etkiledi. Alman gazete ve TV'leri konuyu gündemde tutması, döner satışlarının hızla gerilemesine yol açıyor.

Almanya yine bozuk et skandalı ile çalkalanıyor. Geçtiğimiz haftalarda, Bavyera Eyaleti’nin Memmingen kentinde 20 ton bozuk veya tüketime uygun olmayan etin, Almanya’nın çeşitli yerlerine satıldığı haftalarda ortaya çıktı.

Etiketi değiştirilerek satılan etin, sosis ve salam üreticilerinin yanı sıra, döner üreticilerine de gönderildiği biliniyor. Ancak, Alman medyasında yer alan haberlerde, sosis ve salamdan çok, dönerden söz ediliyor, dönerin nasıl imal edildiği sorgulanıyor.

2005 yılı rakamlarına göre, Almanya’da günde yaklaşık 350 ton döner tüketiliyor. Almanya’da da sevilerek yenen döner hakkında, basında olumsuz haberlerin yer alması, elbette hem tüketicileri ve hem de üreticileri etkiliyor.

Almanya’da yaşanan son döner skandalı ile ilgili ayrıntıları, Berlin Brandenburg Türk-Alman İşadamları Birliği Başkanı Remzi Kaplan’a sorduk.

- Almanya’da geçen yıl da, bozuk et skandalı yaşanmış, faturası dönere çıkarılmıştı. Almanya’daki her bozuk et skandalı, neden döneri karalama kampanyasına dönüşüyor?

KAPLAN: Maalesef Almanya’da çıkan tüm et skandalları dönere mal ediliyor. Yani o etten başka mamuller yapılmıyormuş gibi davranılıyor. Sucuk, salam sosisler de yapılıyor. Ama son zamanlarda Almanya’daki ekonomik sıkıntı insanları da rahatsız ediyor. Almanya bindiği dalı kesiyor. Yani bu gıda sektöründe bilhassa fastfood’da dönerin yeri nerede olduğunun farkında değiller. Bu sektör böyle kampanyalardan dolayı kötüleniyor. Ama tüketiciler dönerin ne kadar önemli olduğunun farkındalar.

- Siz de Almanya’nın tanınmış döner üreticilerindensiniz. Döner üreticileri ve satıcıları olarak, döneri aklamak için nasıl bir girişimde bulundunuz, siyasi temaslarınız oldu mu?

KAPLAN: Tabii biz elimizde olan bütün imkanları kullanarak önlemler alıyoruz. Kendi kontrol mekanizmalarımızı çalıştırıyoruz. Bizim bunlarla alakamız olmadığına dair reklam kampanyaları yaparak önlem almaya çalışıyoruz. Ayrıca (Berlin Sağlık) Senatör ile görüştük. Almanya’da dönerin bir yasası var, 1994 yılında çıkan bir yasa. Maalesef o dönemlerde bu yasayı çıkartan bu sektörle alakası olmayan işverenlerdi. Ama biz gerekenleri yaptık. Şu anda yapmış olduğumuz çalışmalarımızla, dönere bir standart daha getiriyoruz dernek olarak.  Hem Avrupa Türk Dönerciler Birliği ve de Türk-Alman İşadamları Birliği Berlin Brandenburg olarak çalışmalarımızı yapıyoruz.

- Bu nasıl bir standart olacak?

KAPLAN: En azından dönerin imalatından satışına kadar dikkate alınması gereken noktalara değiniyor. Yani tezgahtaki bir kişi elinde telefonla yada ağzında sigarayla döner satamayacak. Biz bunlara özen göstermeye çalışıyoruz. İmalatta da kontrolün daha sağlıklı ve daha hızlı bir şekilde olmasını sağlamaya ve bir kontrol mekanizması oluşturmaya çalışacağız.

- Alman basınında dönerle ilgili olumsuz haberlerin yer alması, döner satışlarını nasıl etkiledi?

KAPLAN: Almanya genelinde bu tür haberler çıktığı zaman bir hafta boyunca yüzde otuza hatta bundan bir önceki haberlerde yüzde elliye kadar işlerimizde bir azalma olmuştu. Almanların da bunda payları var, yok değil. Ancak bizim aramızda da kara koyunlar var. Bu işi usulsüz şekilde yapan döner imalatçılarımız da var. Yalnız bizim rahatsız olduğumuz şey hepsini aynı kazana atıp hepsini aynı şekilde değerlendirmeleri.

 

Beria Jülide Mollaoğlu

 
Share this article

Bize yazınYollaYazıcıya gönder

Diğer başlıklar