1. İçerik
  2. Navigasyon
  3. Diğer içerik
  4. Anahtar kelime navigasyonu
  5. Arama
  6. 30 dil arasından seçiminizi yapın

 
 
 

 

Günün konusu | 02.07.2008

Fransa'nın Türkiye gündemi

Fransa’nın, AB dönem başkanı olarak Türkiye’ye karşı nasıl bir politika izleyeceği merak ediliyor. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkan Nicolas Sarkozy bu tutumunda yalnız değil. Kayhan Karaca'nın haberi...

Sarkozy’nin partisine mensup bazı milletvekilleri, Türkiye’nin gelecekteki AB üyeliğinin Fransa’da zorunlu olarak halk oylamasına sunulması için bastırıyor. Bu tartışmalar Fransa’daki Türkiye karşıtlığını yeniden gündeme taşımış durumda. Fransız Meclisi Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Michel Diefenbacher, bu sorunun büyük ölçüde Fransızlar’ın kendisinden kaynaklandığı görüşünde.

 

Diefenbacher şu görüşleri yerine getiriyor: “Fransa'da ne zaman, nüfusu ve ekonomisiyle büyük bir ülkenin AB üyeliği gündeme gelse, Fransa, Türkiye'nin AB üyeliğine soğuk bakıyorBildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift:  Fransa, Türkiye'nin AB üyeliğine soğuk bakıyorFransız toplumu ilk etapta buna olumsuz yaklaşır. 1960'lı yılların sonlarında İngiltere'nin üyeliği için böyle oldu. Bir bakıma Polonya'nın üyeliği için de aynı şey söz konusu. Dolayısıyla Türkiye konusunda da tepkiyle karşı karşıyayız.”

 

Fransızlar Türkiye’yi tanımıyor

 

Nicolas Sarkozy'nin Türkiye özel temsilcisi, milletvekili Pierre Lellouche ise Fransız toplumunda Türkiye konusunda derin bir cehalet olduğunu söylüyor. Lellouche, “Fransızlar Türkiye'ye tatile gidiyorlar, otele giriyorlar, belki biraz İstanbul'da Kapalıçarşı’yı geziyorlar, ama Türkiye'yi tanımıyorlar. Türkiye Avrupa'da ve Fransa'da bir imaj çalışması yapmadı. Bu aynen bir seçim kampanyasına benzer. Seçmenlerinize kur yapmanız lazım” diyor.

 

Bu görüşü paylaşanlardan biri de ana muhalefetteki Sosyalist Parti'nin ağır toplarından, eski Kültür Bakanı Jack Lang. Türkiye konusunda cehaletin büyük payı olduğunu dile getiren Lang, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bazen de budalalığın. Coğrafya, tarih ve kültürü yeterince tanımama var. Türkiye hakkında konuşanların çoğunlugu bu ülkeyi tanımıyor. Fransa Cumpurbaşkanı Sarkozy, Akdeniz Birliği kurmak istiyorBildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift:  Fransa Cumpurbaşkanı Sarkozy, Akdeniz Birliği kurmak istiyorBu ülkenin önemli bir ekonomiye ve olağanüstü bir gençliğe sahip büyük bir kültür ülkesi oldugunu bilmiyor. Fransa’da sayıları 600 bin, 700 bin, 800 bin mi tam olarak bilmiyorum, önemli bir Ermeni topluluğu bulunduğunu da belirtmek gerekiyor.”

  

İlişkiler gergin

 

Fransızlar’ın Türkiye'yi yeterince tanımamalarının ötesinde, iki ülke arasındaki ilişkiler son zamanlarda olağanüstü gerginleşmiş durumda. Pierre Lellouche, bu gerginliğin Fransa’ya zarar verdiğini gizlemiyor: “Son aylarda önemli terslikler yaşandı. Bunların en önemlisi “Gaz de France”in Nabucco projesinden dışlanması. Büyük kontratlar ilerlemiyor. NATO’da müttefik olmamıza ve Sarkozy’nin NATO ile yakınlasma çabalarına rağmen iki ülke arasında askeri işbirliğinde zorluklar yaşanıyor. Halbuki Afganistan’da beraber çalışıyoruz, ama ikili düzeyde işler iyi gitmiyor”

 

Lellouche, son 1-2 yıldır Fransız askeri uçaklarının özel izin olmaksızın Türk hava sahasını kullanamadıklarını, Fransız savaş gemilerinin de Dönem başkanlığı nedeniyle Eyfel Kulesi ışıklandırıldıBildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift:  Dönem başkanlığı nedeniyle Eyfel Kulesi ışıklandırıldıTürk limanlarına yanaşamadıklarını hatırlatiyor. Fakat bunlara rağmen, ülkesinin Avrupa Birliği dönem baskanlığı konusunda zeytin dalı uzatan Pierre Lellouche, “Fransa’nın AB dönem başkanlığı Türkiye karşıtı olmayacak. Fransa cumhurbaşkanı Avrupa’yı ilerleten istikrarlı ve uyumlu bir dönem başkanlığı istiyor. Kimse Fransız dönem başkanlığı sırasında Türkiye konusunda bir anlaşmazlik istemiyor“ diyor. Lellouche, iki ülke arasındaki ilişkilerin düzelmesi için her iki tarafın karşılıklı jestlerde bulunması gerektiğini de savunuyor.

   

Kıbrıs ve laiklik

 

Fransız Senatosu Dışişleri ve Savunma Komisyonu Başkanı Josselin de Rohan ise Fransızlar’ın Türkiye konusundaki kararlarında iki konunun ağır basacağını söylemekte. Rohan, “Birincisi laiklik tartışması. Atatürk'ten bu yana Türk devletinin laik olduğunu ve nüfusun önemli bir bölümünün bu ilkeye bağlı olduğunu biliyoruz. Ancak İslami partinin iktidara gelmesinden bu yana laiklik konusundaki gelişmeler, hatta laikliğe çelmeler, kafalarda soru işaretleri yaratıyor. İkincisi ise Kıbrıs sorunu. Kıbrıs, AB üyesi bir devlet. Türk ordusunun Kıbrıs'ta bulunması bir sorun“ diyor.

 

Kayhan Karaca / Paris

 
Share this article

Bize yazınYollaYazıcıya gönder

Diğer başlıklar



 

DW-TV EUROPE live

Europa Aktuell - Das Magazin aus Brüssel