1. İçerik
  2. Navigasyon
  3. Diğer içerik
  4. Anahtar kelime navigasyonu
  5. Arama
  6. 30 dil arasından seçiminizi yapın


 

Yaşam | 11.08.2008

Beden ve ruh başarıya götürüyor

Pekin'de devam eden Olimpiyatlar Oyunları'nda sporcular başarıya ulaşmak için bedenlerinin sınırlarını zorluyor. Uzmanlara göre ise başarıya ulaşmada kondisyon kadar psikoloji de büyük rol oynuyor.

Olimpiyatlarda elde edilen başarılara nasıl ulaşılıyor? Sporcular madalya ve zafere ulaşmak için bedenlerini nereye kadar zorlayabiliyor? Stuttgart Olimpiyat Merkezi ve Stuttgart Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümünden uzmanlar insan vücudunun aşılamaz sınırlarının olup olmadığını araştırdı. 

Sporcuların sınırlarını ölçebilmek için Stuttgart Üniversitesi Spor ve Hareket Bilimleri Enstitüsü, spor salonunda bir dizi alet yardımıyla ölçümler yapıyor. Salonun orta yerine yerleştirilmiş dişçi koltuğuna benzeyen bir alet yardımıyla jimnastikçi Andreas Hofer'in gücü Dr. Dieter Bubeck tarafından kaydediliyor. Sporcu Hofer'in oturur pozisyonda omuzlarına paralel bir ağırlık barını tüm gücüyle ittirmesi gerekiyor.

Bir sonraki aletteyse karın kasları ölçümü yapılıyor. Karın kaslarının sırt kaslarının yaklaşık yüzde 60'ı dayanaklılığında olması gerekiyor. Burada da atlet sıçrama tahtası üzerine zıpladığında sarfettiği güç ve Amerikalı yüzücü Michael Phelps Bildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift:  Amerikalı yüzücü Michael Phelps enerji bilgisayarlar yardımıyla kaydediliyor.

Uzmanlar tüm bu aletler yardımıyla elde edilen verileri, sporcuların toplam kondisyonunu belirlemek ve ana hatlarıyla vücudunun sınırlarını saptayabilmek için kullanıyor. Bu her sporcudan elde edilen bireysel ölçümler sayesinde sporcunun ne kadar antrenmanlı olduğu, hangi kasların daha fazla idmana ihtiyacı olduğu da ortaya çıkıyor.

Sakatlanma sonrası veriler değerlendiriliyor

Veriler sakatlanmalar neticesinde de işe yarıyor. Zira atletin sakatlanma sonrası kas ve kemiklerinin ne düzeyde iyileşme kaydettiği ve eski performansına ulaşmak için ne ölçüde çalıştırılması gerektiği bu araştırma verileriyle kolayca tayin edilebiliyor.

Stuttgart Üniversitesi'nden Prof. Dr. Wilfiried Alt, sporda verim ve başarının beden ile ruhun bir bütün olarak kabul edilmesinden geçtiğini belirtiyor. Wilfried Alt, “Örneğin tezahüratların bile büyük önemi var. Hatta bir erkek sporcunun bir bayan tarafından alkışlanıp tezahürat toplaması bile belirleyici olabiliyor. Alman kano sporcusu Jan Benzien Bildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift:  Alman kano sporcusu Jan Benzien Bununla ilgili birçok araştırma mevcut. Spordaki başarılarda psikolojinin büyük bir rol oynaması oldukça ilgi çekici” diyor.

Dayanıklılık tam olarak belirlenemiyor

Biyomekanik uzmanı Prof. Dr. Wilfried Alt, araştırmalardan elde edilen veriler neticesinde bir kas veya kemiğin ne ölçüde dayanıklı olduğunun ya da bu verilerden yola çıkarak azami bir verimliliğin kolayca hesap edilemeyeceğini belirtiyor.

Prof. Dr. Wilfried Alt şu bilgileri veriyor: "Sporcuların zorlayacağı sınırları tespit etmek o kadar kolay değil. Ancak zorlanamayacak kati sınırlar yok değil. Örneğin 100 metrenin 9 yada 8 saniyenin altında koşulması imkansız. Kendimizi ne kadar zorlarsak geliştirirsek dahi buna en azından önümüzdeki 100 yıl içinde başaramayız.”

Amaç: Sağlıklı verim arttırımı

Ancak Profesör Wilfried Alt, kondisyonun artması ve dış faktörler gibi unsurların etkisiyle aşılamaz diye nitelendirilen sınırlara yaklaşıldığını ve böylece dünya rekorlarının kırıldığını anlatıyor. Profesöre göre, son yıllarda rekor kırma sayılarındaki düşüş de mümkün sınırlara yaklaşıldığının bir göstergesi.

Son dönemde artan doping vakaları da bunun bir ispatı niteliğinde. Ancak Profesör Alt'e göre, sadece yasadışı doping ilaçları değil sporcuların kullandığı ağrı kesiciler de vücudun gönderdiği uyarı sinyallerinin bastırılmasına yol açıyor. Profesör Wilfried Alt, spor bilimlerinin amacının sporcuları sağlıklı bir şekilde en yüksek verime ulaştırmak olduğunu vurguluyor.

Alt, “Önemli olan ön planda ulaşılması zor bir hedefin olması ve buna ulaşılması çabası değil. Aksine verimin sağlıklı bir şekilde arttırılabilmesi ve bunu yaparken vücutta hiçbir zararın oluşmaması. Yani bizim ana amacımız, bedenin verimini arttırıken, sağlıklı kalmayı da başarabilmek” şeklinde konuşuyor.

 

Carl-Josef Kutzbach

 
Share this article

Bize yazınYollaYazıcıya gönder

Diğer başlıklar