DW-WORLD.DEYazıcıya yolla

04.07.2008

Gerginlik Türkiye'ye zarar veriyor

Baha Güngör

AKP hakkında açılan kapatma davası ve Ergenekon operasyonu, Türkiye'de siyasi gerginliği artırdı. Deutsche Welle Türkçe Yayınlar Sorumlusu Baha Güngör, yorumunda kamplaşmanın olumlu sonuçlanmayacağını belirtiyor.

Avrupalılar şu sıralar Türkiye’ye tedirginlikle bakıyor. Laiklik yanlıları ile iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi arasında uzun süredir yaşanan gerginlik krize dönüştü; Türk toplumu ikiye bölündü. Ufukta ne krize çözüm yolu gözüküyor ne de taraflar ödün vermeye yanaşıyor.

 

Anayasa Mahkemesi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yasaklanıp, aralarında Recep Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğu 40 dolayında parti yöneticisine siyaset yasağı getirilip getirilmeyeceğine büyük olasılıkla bu ay içinde karar verecek. Kapatma kararı, daha önce dört İslamcı partide olduğu gibi, partinin “laik cumhuriyet karşıtı fiillerin odağı haline geldiği” gerekçesine dayanacak.


"Şaşmaz, yanılmaz" lider

Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında yasal süreç devam ederken güvenlik güçleri de “Ergenekon” adını taşıdığı ileri sürülen bir yasadışı örgüte mensup oldukları gerekçesiyle onlarca kişiyi gözaltına aldılar. Gözaltıların tam da bu sürece denk gelmesi rastlantıdan ibaret olmasa gerek. Adalet ve Kalkınma Partisi, son genel seçimlerde Atatürkçü değerleri savunan muhalefeti marjinalleştirdi; Erdoğan’ın partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde önemli hareket serbestisi sağlayan mutlak çoğunluğa sahip oldu. Artık dilediği tasarıyı yasalaştırmaya muktedir konuma erişen Adalet ve Kalkınma Partisi’ni durdurabilecek bir tek güç kalmıştı: Anayasa Mahkemesi. Muhalefet ve Atatürkçülerin beklentileri doğrultusunda daha önce birçok kez devreye giren Anayasa Mahkemesi, şimdi yeniden bu çevrelerin umudu oldu.

 

Erdoğan, Avrupa’dan da aldığı destekle kendini şaşmaz, yanılmaz bir lider olarak görüyor. Seçim kampanyalarında verilen vaatlerle beklenti içine giren parti tabanını yatıştırmak için üniversiteler ve kamuya açık alanda başörtüsü yasağını kaldırdı; toplumun İslamlaşması yolunda başka adımlar da atıldı. Erdoğan, bu adımlardan göreceği zararı umursamadı; hedeflerine gerekirse zorla ulaşmaktan çekinmedi. Uzlaşmaya yanaşmadı ve yer yer güç gösterileriyle siyasi rakiplerini kışkırttı.


Güvenilir müttefik imajı gölgeleniyor


Türkiye’de iç siyasi krizin son bulması, güç gösterilerinin ve iktidar kavgasının bir kenara bırakılmasıyla sıkı sıkıya bağlantılı. Bu çekişmeden galip ayrılan taraf, Türkiye’nin yeniden Avrupa Birliği sürecinde ilerlemesinden sorumlu olacaktır. Ancak Batı, ne aşırı İslami değerlere yönelmiş bir Türkiye ne de artık aşılmış milliyetçi unsurların ağır bastığı bir Türkiye’yi arzuluyor. Dozu artan iç siyasi kargaşa, Türkiye’nin Avrupa nezdindeki güvenilir siyasi ve askeri müttefik imajına da gölge düşürüyor. Avrupa’da Türkiye’nin tam üyeliğine karşı çıkan bazı kesimlerden yükselen “Ankara ile müzakereleri askıya alalım” çağrılarına uyulmasıysa krizi daha da körükleyecek, Türkiye’de iktidar mücadelesi veren kesimler arasındaki kamplaşmayı daha da keskinleştirecektir.

Baha Güngör

DW-WORLD.DEYazıcıya yolla

Baha Güngör | www.dw-world.de | © Deutsche Welle.